Ana içeriğe atla

 

MÜZİK ZAMAN İKİLEMİ


 

Müzikte zaman kavramı besteciler kadar müzik yazarları tarafından da ilgi odağı olmuştur. Zaman sadece müzisyenleri değil, edebiyatta özellikle şairleri cezbeden mistik bir kavram olmaya devam etmektedir. Yakın çağın önemli şairlerinden T.S Eliot bu konuda benim vurgulamak istediğim özel bir şairdir. Zaman kavramını şiirlerinde irdelemiş ve bizlerin dikkatini çekmeyi başarmıştır. Burnt Norton şiirinde zaman kavramının kusursuz ve mistik yönleri karşısında dik bir duruş sergiler:

Sözcükler devinir, müzik devinir
Zamanda sadece; fakat sadece yaşıyor olan
Ölebilir sadece. Sözcükler, konuşmadan sonra, erişir
Sessizliğin içine. Yalnız şekille, örüntüyle,
Sözcükler ya da müzik erişir
Sessizliğe, bir Çin vazosunun sessizce
Devinmesi gibi kendi sessizliğinde.
Kemanın devinimsizliği değil, nota sürdüğü sürece, …

Ve sözcükler, Eliot’un kaleminden dökülür gider. Bizlere zamanı sözcükler ve melodilere göndermeler yaparak anlatır. Zamanın mistisizmini ve müzikal kavramların zaman vurgusunu dikkat kesilerek dinlememizi söyler. Eliot döneminin önemli bir şairidir. Onu okumanın zevkine tarihin derinliklerinde arkeolojik çalışmalar yaparak anlayabilirsiniz. Eliot dizeleri sizi, James Joyce’un Ulysses kitabına, Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’ına, Orhan Pamuk’un Kara Kitap’ına oradan Ezra Pound çalışmalarına yönlendirir. Tüm bunlar ve ötesini anlamanın yolu sadece kelimeleri değil, müziği de derinlemesine ele almaktan geçer.

Sanatın özellikle müziğin derin kavramsal içerikle dolu olduğunu bize yapıtlarıyla ya da manifestolarıyla söyleyen onlarca sanatçı-araştırmacıdan biridir Eliot. O, Four Quartets çalışmasında sadece edebiyat dünyasına değil aynı zamanda bestecilere de seslenmektedir. Müzikal üretim, seslerin uyumu bir başka değişle armoni ve zaman farkındalığı Four Quartet yapıtında tüm çıplaklığı ile karşımızda durur.

Değişim zamanın en önemli belirleyicisidir. Müzisyenlerimizin felsefe alanıyla ilgilenenleri zaman kavramını ustaca kullanmış ve çeşitli radikal çalışmalar ile müziğin tarihi seyrini değiştirmişlerdir.

Zaman müziğin vazgeçilmezlerindendir. Edebi eserlerde, sinemada, resimde bu kavramın ağırlığını hissetmemek mümkün değildir. Biz müzisyenler zamanı diğer sanat alanlarından farklı algılar, farklı kavramsallaştırırız. Bir başka değişle müzikte zaman ritmin akışını belirlemekte yetersiz kalabilir ve ötesinde müziğin zamanında özne besteci midir, amanın kendisi midir? Muğlaklaşır. Vivaldi doğal süreci, akıp giden zamanı ve dönüşümü “Dört mevsim” eserinde radikal biçimde anlatmıştır. Zaman felsefi olarak tüm disiplinlerle ilişki kuran bir çalışma alanıdır. İtiraflar adlı eserinde, “…bildiğimden eminim diyeceğim bir şey varsa o da şudur; hiçbir şey geçip gitmemiş olsa geçmiş zaman olmaz” diyen Aziz Augustinus farklı perspektiften bizlere seslenir. Zamanı disiplinlerarası ele almanın önemini vurgular. Filozoflar zaman kavramını daima çalışmalarında öne çıkarmışlardır. Bu kavramı açıklamak için farklı kavramlara gereksinim olduğunu bizlere sanat alanı göstermektedir. Değişim zamanın en önemli belirleyicisidir. Müzisyenlerimizin felsefe alanıyla ilgilenenleri zaman kavramını ustaca kullanmış ve çeşitli radikal çalışmalar ile müziğin tarihi seyrini değiştirmişlerdir. Aristotales’in “nun” dediği “an” kavramı hareket ile açıklamıştır. Hareket müziğin deviniminde önemlidir. Müzik “an”da vardır. Realitede icra, devinim*hareker ve ötesinde müziğin var olma biçimi…

Müziği dinlemek, müziği okumak ve müzik üzerine düşünmek…

Her dönem olsa da müzikte zaman kavramında kırılma noktası 20. Yüz yılda gerçekleşmiştir. Bu alanda öncesinde çalışmalar yapılmış olsa da, John Cage, Karlheinz stockhausen müzikal zamanın kırılma noktasında akla gelen ilk isimlerdir. Stockhausen, “zaman ölçüleri” yapıtında, partisyonda zaman konusunu belirtmeyerek, her çalışta ayrı bir zamansallık ortaya çıkıyordu. Cage 4 dakika 33 saniye eseri ile zaman, ses ve sessizlik konusunda müzik tarihinin bu güne kadar görmediği bir yapıta imza atmıştır.

Bu konuda bizim değerlerimizden önemli isimlerden İlhan Usmanbaş hocamızdan söz etmemek olmazdı. Kendisi klasik yapıtların ötesinde çağdaş müziğin ülkemizde önemli isimlerindendir. Her eserinde bizleri şaşırtan, müziğin mistik dünyasına sesin gücünü perçinleyen ve müzik tarihimizde özel bir yeri olan bestecimiz. Usmanbaş, “Raslamsal” yapıtında çağdaş müzik alanında bir ders niteliğinde bizlere seslenmiştir. Zamanın dominant özelliği müzikal alanda cesaretle uygulanarak, diğer ögeleri gölgelemiştir. Müziği dinlemek, müziği okumak ve müzik üzerine düşünmek…Tüm bunları yaptığımızda müzik sosyolojisinden diğer alanlara uzanan entelektüel yolculuğumuz başlar. Unutmamalıyız ki, müzik sadece dinlenerek tadına varılacak “popüler” sanat alanı değildir. Müziğin gücü bestecilerin yapıtlara yerleştirdikleri kodlarla orantılıdır.

Müziğin zaman karşısındaki sınavı günümüz sentetik dönemin ritimleri arasında varlık göstermekten uzaklaşmaktadır. İnsana dair tüm yaşamsal ögeleri müzik yapıtlarında şekillendiren besteciler, zamanı nasıl kullanacakları konusunda deneysel çalışmalar yaparak ardıllarının önünü açmışlar ve farklı bakış açıları kazandırmışlardır. Her yapıt ayrı bir ders, ayrı bir kırılma noktasıdır. Klasik üslubun “klasik” kaldığı günümüzde Adorno’nun eleştirileri dikkate alındığında, müziğe dair sorgulamalar yeniden şekillenmektedir. Sorun sadece müziğin yaygınlaşarak ticari başarıları olmamalarıdır. Müzik sanat alanındaki yerini korumakta ve nitelikli çalışmalar tarihteki yerini almaktadır.   

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

        Müzik ve Edebiyat İlişkisi Müziğin edebiyat ile ilişkisini irdelemeden önce, aslında sanatın kendi içinde ciddi olarak yapısal bir bağlantı ağı olduğunu söylemeliyiz. Her sanat alanı kendini bir başka sanat alanı ile besler. Sanatın kendi içindeki ilişkisini hiyerarşik olarak da ayırmak mümkündür. Gerçi bu ilişkinin hiyerarşisi nereden baktığınıza göre değişir. Arthur Schopenhauer müziği sanat hiyerarşisinde en üste koyar. Ona göre müzik ontolojik olarak katarsis görevi üstlenmiştir. Schopenhauer’e göre müzik önem ve değer açısından diğer sanat dallarını aşar. Çünkü müziğin yapısal özelliği, metafizik bir karakter taşır. Bir filozof olarak Schopenhauer müziğe diğer sanat dallarından daha fazla önem verir. Kendisi de her fırsatta flüt çalarak ruhunu dinlendirme egzersizleri yapar. Sanat dalları ilişkilerinde, resim-müzik, sinema-resim, edebiyat-tarih ve benzeri bağlantılar yapmak pekâlâ mümkündür. Müziğin her alanla çok rahat olarak bağlantılı olduğunu söyleye...
 YAZMA SANATI EDEBİYATIN ÖTESİNDE BİR EYLEMDİR. Yazma sanatı ki biz ona genelde edebiyat diyoruz, daima müziğin gölgesinde varlık göstermiştir. Bu tezimize edebiyat alanında çalışanlar karşı çıkacaklardır. O zaman operayı, müzikalleri ve sadece Proust’u hatırlatmak yeterli olacaktır. Aynı zamanda müziğin edebiyat gibi kurmaca bir sanat alanı olduğunu savunanların karşısındayım. Edebiyat müziğe göre daha sınırlı metaforlar içinde hareket etmesine rağmen, müziğin sınırsız malzeme kaynağı besteciye özgürlük alanı sağlar. Müzik doğanın insana özgür hissettirebileceği belki de tek alandır. André Gide çalışması olan Chopin Üzerine Notlar adlı çalışma müzisyenlerin mutlaka okuması gereken kitaplar arasındadır. Kelimeler zihnimizi sınırlarken, ses ve sessizlik yapıt çerçevesinin sınırlarını kaldırır. Bu nedenle edebiyat literatürü müziğin engin denizlerine yelken açan yazarlarla doludur. Antik Yunandan zamanımıza uzanan edebiyat müzik birlikteliğinin zamanla ayrıştığı ve kendi çerçevelerin...
  MÜZİK EĞİTİMİ İRONİSİ Müzik kadim zamanlardan beri insan yaşamında önemli bir yere sahiptir. Bu anlamda müzik konusunda bilmemiz gerekenleri, tarihin derin labirentlerinde aramak yanlış olmaz. Günümüzde teknolojik gelişmeler müziğin seyrinde önemli bir rol oynamıştır. Teknolojinin müziğin DNA’sında yaptığı değişimler, nitelik açısından tartışılmaktadır. Sanat ve teknoloji kavramlarını klasik anlamda düşündüğümüzde bir araya getirmenin zor fakat bir yandan da pozitif etkili olduğunu kabul etmeliyiz. Dijitalin yoğun olarak yaşantımıza girdiği bu çağda müziğin klasik ve korumacı tutumunun fazla sürmeyeceği zamanlardayız. Zaman insanlık için ilerlerken bu ilerlemenin etkilerinin nasıl olacağı hala bir ironi… Müzik toplumdan soyutlanamayacak kadar bizim kültürel kodlarımıza işlemiştir. Yaptığımız her eylem ve insana dair epistemik çalışmalarda müziğin izlerini bulabilirsiniz. Zaman salt felsefenin değil, matematik, fizik ve müziğin vazgeçilmez alanlarından biridir. Zamanın önemi antro...