SAVAŞIN SUSTURAMADIĞI SANAT: MÜZİK Müziğin tarihine baktığımızda insan yaşamının tüm gizemli yanını ve realitesini görmemiz mümkündür. Hüzün, acı, sevinç, neşe vd. insana dair ne varsa müziğin yapısal özellikleri olarak düşünebiliriz. Aslında müziği “seslerin estetik biçimi” vb. tanımlarla sınırlamanın doğru olmadığını her geçen gün daha iyi anlamak mümkün. Müzik sadece ses değil aynı zamanda “sessizlik” üzerinde temellenen bir söylem üretir. Sadece seslerle örülü dünyanın tek renkli bir görsellik gibi sıradan olması kaçınılmazdır. Seslerin dansı, sessizliğin içinde anlam kazanır. Tüm bunlar bize müziğin “susturulamayacağını” anlatmak için yeterlidir. Tarihin her döneminde savaş ve müzik kavramlarının yollarının kesiştiğine tanık oluruz. Nazi Almanya’sının Polonya’yı işgal etmesi tüm dünyada geniş yankılar uyandırmıştır. Bu arada Polonya radyosu Varşova’nın bombalandığını duyurur. Kararlılıkla ve inatla yayınlarına devam eder. Dönemin piyanistlerinden Władysław Szpilman, ra...
MÜZİK VE ŞİİR ÜSTÜNE ONTOLOJİK PASAJLAR Sanat alanlarının semiyotik ve sembolik ifade biçimleri özellikle şair ve müzisyenler için vazgeçilmezdir. Bu anlamda yapılan çalışmalar müzik ve şiir birlikteliğinde yeni boyutlar kazanmaktadır. Antik Yunan’dan günümüze kadar iki alanın serüveni “Lir” eşliğinde söylenen şarkılardan çok sesli korallere kadar önemli bir ilişki geliştirmiştir. Şiir müzikal dil, müzik ise sözün yetersizliğine çare bir eylem alanı… Mallarmé için şair aynı zamanda bir orkestra şefidir. Her iki alanın temel özelliği kanımca ritimdir. Senkoplardan hece ve/veya serbest “vezine uzanan köprü. Ritmin şiirdeki yansıması şairin ustalığının göstergesidir. Müzik ritminin şiirde yaşam bulması oldukça zor bir durumdur. Lirik kelimesi ismini telli çalgı “Lir”den alır. Antik dünyada şiir, çalgıya eşlik için yazılırdı. Trubadur geleneğinde ise şiir müziksiz düşünülemezdi. Romantik dönem şiirin Schubert ile yeniden yaşam bulması ve lied sanatı...