Ana içeriğe atla

CİHAT AŞKIN NİSAN 2014 BÜLTENİ

Mart ayının sonunda Londra Leighton House'da Talent Unlimited Vakfı için piyanist Can Okan eşliğinde başarılı bir resital veren Cihat Aşkın, 2 - 9 Nisan tarihleri arasında Queenswood'da Masterclass verecek. New Virtuosi Akademisi’nin konuğu olarak Londra'da bulunacak olan Aşkın, aynı zamanda yirmi yıl önce mezun olduğu Royal College of Music'de düzenlenecek olan New Virtuosi’nin kuruluşunun 5. Yıldönümü törenine de katılacak. Ani Schnarch'ın başkanlığında yapılan organizasyona Aşkın 3. kez katılmaktadır.
* * *
Londra dönüşünde İstanbul'da Orçun Orçunsel yönetiminde Notre Dame de Sion orkestrası ile Mozart'ın 5 numaralı Türk konçertosunu çalacak olan Aşkın, 16 Nisan tarihinde Bursa'da Brahms projesine devam ederek korno sanatçısı Ertuğrul Köse ve piyanist Can Okan ile Brahms'ın Kornolu üçlüsünü ve Ozan Sari, Görkem Çalgan ve Rahşan Apay ile 1 numaralı yaylı dörtlüsünü seslendirecek.
* * *
Kuruculuğunu ve sanat yönetmenliğini yaptığı Afyon Kocatepe Oda Orkestrası ve Afyon Kocatepe Üniversitesi Müzik Aletleri Müzesi'nin 24 Nisan'daki açılış törenine katılacak olan sanatçı 26 Nisan'da ise Küçükçekmece Halkalı Kültür Merkezi'nde Hakan Dedeler ile birlikte keman ve tanbur konseri verecek.
* * *
Cihat Aşkın TRT Radyo 3’te her pazar sunduğu Minyatürler programına devam ediyor. Nisan ayında piyanist Şahan Arzruni, kemancı Selim Giray ve Deniz Şensoy, viyolonselci Dorukhan Doruk, piyanist Gülnare Şekinskaya ve Gülru Ensari programda yer alacaklar.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

        Müzik ve Edebiyat İlişkisi Müziğin edebiyat ile ilişkisini irdelemeden önce, aslında sanatın kendi içinde ciddi olarak yapısal bir bağlantı ağı olduğunu söylemeliyiz. Her sanat alanı kendini bir başka sanat alanı ile besler. Sanatın kendi içindeki ilişkisini hiyerarşik olarak da ayırmak mümkündür. Gerçi bu ilişkinin hiyerarşisi nereden baktığınıza göre değişir. Arthur Schopenhauer müziği sanat hiyerarşisinde en üste koyar. Ona göre müzik ontolojik olarak katarsis görevi üstlenmiştir. Schopenhauer’e göre müzik önem ve değer açısından diğer sanat dallarını aşar. Çünkü müziğin yapısal özelliği, metafizik bir karakter taşır. Bir filozof olarak Schopenhauer müziğe diğer sanat dallarından daha fazla önem verir. Kendisi de her fırsatta flüt çalarak ruhunu dinlendirme egzersizleri yapar. Sanat dalları ilişkilerinde, resim-müzik, sinema-resim, edebiyat-tarih ve benzeri bağlantılar yapmak pekâlâ mümkündür. Müziğin her alanla çok rahat olarak bağlantılı olduğunu söyleye...
 YAZMA SANATI EDEBİYATIN ÖTESİNDE BİR EYLEMDİR. Yazma sanatı ki biz ona genelde edebiyat diyoruz, daima müziğin gölgesinde varlık göstermiştir. Bu tezimize edebiyat alanında çalışanlar karşı çıkacaklardır. O zaman operayı, müzikalleri ve sadece Proust’u hatırlatmak yeterli olacaktır. Aynı zamanda müziğin edebiyat gibi kurmaca bir sanat alanı olduğunu savunanların karşısındayım. Edebiyat müziğe göre daha sınırlı metaforlar içinde hareket etmesine rağmen, müziğin sınırsız malzeme kaynağı besteciye özgürlük alanı sağlar. Müzik doğanın insana özgür hissettirebileceği belki de tek alandır. André Gide çalışması olan Chopin Üzerine Notlar adlı çalışma müzisyenlerin mutlaka okuması gereken kitaplar arasındadır. Kelimeler zihnimizi sınırlarken, ses ve sessizlik yapıt çerçevesinin sınırlarını kaldırır. Bu nedenle edebiyat literatürü müziğin engin denizlerine yelken açan yazarlarla doludur. Antik Yunandan zamanımıza uzanan edebiyat müzik birlikteliğinin zamanla ayrıştığı ve kendi çerçevelerin...
  MÜZİK VE DİSTOPYA   Neandertal, Homo Sapiens insanının yeryüzü macerasının günümüze uzantıları şaşırtıcı derecede hızlı ilerliyor. Bundan binlerce yıl önce varlıklarıyla dünya kültürünün temellerini atan bu insanlar, artık bizlerin hayal bile edemeyeceği yaşam becerileriyle flulaşmaktadırlar. Bizler arkeolojik verilerle antropolojik çıkarımlar yaparak o döneme ait yaşam biçimlerini yeniden inşa ediyoruz… Müzik insan kadar masum. Felsefi anlamda belki de insandan daha masum. Bunun doğruluğu üzerine sayfalarca yazılabilir, saatlerce konuşulabilir. İnsana dair ne varsa müzikte var. Başlangıçta ürettiğimiz müzik ile bu gün arasında ciddi farklılıklar var. Bu bir gelişme midir? Yoksa gittiğimiz yönün gereklilikleri midir? Bilinmez… Thomas More’un ütopya tasviri, Pieter Bruegel’in Babil Kulesi,   Maleviç’in tabloları, Emre Lüle’nin eserleri ve mimari yapıdaki avangard perspektiften beslenen distopik çalışmalar, müzikal kompozisyonların tınılarıyla paralellik göster...